Toplumumuzda yaygın olarak görülen pilonidal hastalık, halk arasında kıl dönmesi olarak isimlendirilmektedir.  Pilonidal sinüs kuyruk sokumunda deri altında oluşan, genellikle içi kıl dolu iltihabi bir hastalıktır.  Derinde bulunan infeksiyon yerinden deri yüzeyine sinüs denen kanallar uzanır. Kanalların kapanması sonucu zaman zaman abse olarak karşımıza çıkabilir Kıl dönmesi vücudun farklı bölgelerinden ( saç, sırt, ense ) dökülen kılların kuyruk sokumunda iki kaba et arasında birikmesiyle , yanlış oturmaya bağlı sürtünme yoluyla açılan ufak deliklerden kılların içeri girmesiyle meydana gelir. Pilonidal sinüs hastalığı özellikle gençlerde ve erkeklerde sık görülür. Hastalık yaşam konforunu bozduğu gibi, yetersiz tedavi sonrası sıklıkla morbidite ile seyreder. Pilonidal sinüste çok sayıda tanımlanmış konservatif ve cerrahi tedavi yöntemi olmasına rağmen nüks oranları hala yüksek olup, ideal standart tedavi arayışı sürmektedir.

Belirtileri nelerdir?

  • Kuyruk sokumunda abse, ele gelen şişlik ve çukur
    görünümü
  • Kanlı ve koyu renkli kötü kokulu akıntılar
  • Kuyruk sokumunun hassas ve kızarık olması
  • Abseleşmeye ve enfeksiyona  bağlı kişide halsizlik, dayanılmaz ağrı,
    bulantı ve ateş
  • Ağrı nedeniyle günlük işleri yapmakta, oturmakta
    ve yürümekte zorluk çekmek
  • Akıntı nedeni ile iç çamaşırların kirlenmesi,
    devamlı temizlik hissi uyandırması

Yukarıda ki belirti ve şikayetlerden birini bile yaşıyorsanız, mutlaka bir genel cerrahi uzmanına başvurunuz!

Kıl dönmesi en çok kuyruk sokumu
bölgesinde gelişmekle birlikte,

  • Koltuk altı
  • Boyun
  • Kasık Bölgesi
  • Yüz
  • Bacaklar
  • Parmaklar( Berber Hastalığı)
  • Göbek(Göbekte kıl dönmesi kuyruk sokumunda görülene kıyasla çok azdır % 2 si kadar rastlanır. Göbek çukuru bazı kişilerde daha derindir. Etraftan dökülen kıllar, tüyler, ve yabancı cisimler çukurda toplanır. Derin plana ilerleyen bu yabancı cisimlerin miktarı artmaya başlayınca zaman içerisinde mikrop üremeye başlar ve iltihap olur.)

Riski arttıran faktörler

  • Oturur vaziyette çok fazla zaman harcamak ve sürekli oturmayı
    gerektiren meslekler
  • Aşırı kilo alımı, obezite
  • Kıl dönmesinin aile öyküsünde
    bulunması yani genetik faktörler.
  • Kişisel hijyenin kötü olması
    ve yetersiz temizlik
  • Aşırı kıllı olmak ve kıllı bölgelerin yeterince temizlenmemesi

Tedavi

Pilonidal sinüs tedavisinde tanımlanmış çok sayıda konservatif ve cerrahi yöntem olmasına rağmen nüks oranları hala yüksektir ve ideal bir tedavi arayışı sürmektedir. Tüm tedavi seçeneklerinin kendisine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Cerrahi olmayan yöntemler arasında kavite içine alkol, fenol ve gümüş nitrat enjeksiyonu;  cerrahi metodlar ise kistektomiden sonra yaranın açık bırakılması veya marsipualizasyon, fistülotomi sonrası küretaj, Bascom ameliyatı, eksizyon sonrası primer kapama, Karydakis yöntemi, sinüs eksizyonu ve cilt grefti ve flep prosedürleridir.

Günümüzde en çok kabul gören tedavi yöntemleri erken aşamada, hastalık kronik hal almadan yapılan Lord – Miller ameliyatı, Bascom ameliyatı, Mikro Sinüsektomi ameliyatı ve ilerleyen olgularda bile başarı ile uygulanabilen lazer yöntemidir. Bu yöntemler seçilmiş vakalarda ofis (muayenehane) şartlarında dahi uygulanabilen yatış gerektirmeyen cerrahi metodlardır. Ayrıca bu yöntemlerde nüks yani tekrar oranı yok denicek kadar azdır. Bununla birlikte, bu yöntemler kişinin günlük hayatını etkilemecek seviyede olması nedeniyle hastalar operasyon sonrası günlük hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedirler.

Lazer ile kıl dönmesi operasyonlarının en büyük
avantajlarından bir tanesi sağlıklı dokunun zarar görmeden sadece ufak kanallar açılarak içerideki bölgeye lazer ışınları gönderilerek kıl yumağının bulunduğu nidüsün(kesecik)(PİLONİDAL; Pilus:Kıl, Nidus; Kesecik)( SİNÜS; Kanal/yollar) bulunduğu dokunun  ve kanalların içeride yok edilmesi şeklindedir. Bu işlemde doku çıkarılmasına gerek yoktur.  Bu şekilde dikiş atılmasına  gerek kalmamaktadır. Hastalar  bir gün içeirsinde günlük hayatlarına geri dönüş yapabilmektedirler. Nüks (tekrar)  oranı yok denecek kadar azdır. Tedavi süresi 15-20 dakika’dır. Sanılanın aksine çoğu hastamızda lokal anestezi ile ofis (muayenehane ) ortamında bile uygulanabilmektedir.

Mikro sinüsektomi

Micro sinüsektomide; micro kelimesi işlemin küçüklüğünü, sinüsektomi ise kıl yumağının (sinüs) çıkarılmasını ifade etmektedir. Normal ameliyatlarda cilt 12-30 cm kesilirken, micro sinüsektomide 1-2 cm cilt kesisi yeterli olmaktadır. İçinde kılın bulunduğu kapsül(nidüs) alınır; çevredeki kötü doku temizlenir ve kapatılır. İşlemden sonra herhangi bir kanama ve benzeri bir durum olmaz Bu sayede ciltte görünür yara ve dikiş izi kalmaz. İşlem pansuman gerektirmez. Ameliyat sonrasında kişinin; lokal anestezi etkisinden kurtulması ile birlikte taburcu olarak, günlük hayatına dönmesi mümkündür. İşlem 10 dakika kadar kısa bir sürede tamamlanmaktadır. Normalde klasik ameliyatlarda çok belirli bir iz kalırken Mikro Sinüsektomi yönteminde ameliyat olduğu bile kolay kolay anlaşılmaz.Tedavi sonrası 10-15 dakika dinlendikten sonra günlük aktivitelerine (evine, işine, okuluna) dönebilmektedir. Kişinin yanında refakatçi olmasına gerek yoktur. Tekrarlama İhtimali klasik cerrahi yöntemlere göre çok azdır.
Mikro Sinüsektomi uygulamasında ise %3 ile %7 arasında nüks bildirilmiştir, yani oldukça düşük bir nüks  riski mevcuttur.

Lord ve Millar orta hattaki sinüsün ve lateral traktın çıkarılmasını içeren bir minimal invaziv teknik tanımlamışlardır. Bu teknik lokal anestezi altında kolayca uygulanabilen ve kabul edilebilir komplikasyon ve rekürens oranlarına sahip bir tekniktir  Kıl dönmesinin tedavisinde ‘’Bascom tekniği’’ veya ‘’sinüsektomi’’ olarak adlandırılan teknikte lokal anestezi ile kıl kesesinin olduğu küçük bir alan çıkartılır ve bazen fistüller arasındaki ilişkileri kesmek gerekebilir. Bu teknik, ilk olarak 1980 yılında Bascom tarafından tanımlanmış olup, tekrarlama oranı hayli düşüktür.

Bascom, operasyonu hastalığın her döneminde ve lokal anestezi eşliğinde uygulamıştır. Orta hattaki foliküller minimal bir insizyonla eksize edilmektedir. Yara açıklığı 2 ila 4 mm olacak şekilde 1 ila 10 arasında folikül çıkarılmaktadır. Orta hat çizgisine paralel ve yaklaşık 1-2 cm lateralde olacak şekilde uzun başka bir insizyon yapılmaktadır. Cilt orta hat altında yapılan bir tünel ile kavitedeki kıl ve granülasyon dokusu temizlenmektedir. Lateralde yapılan insizyon sütüre edilmeden bırakılmaktadır.( Şekil 1)

Bascom Ameliyatı
Şekil 1. Bascom Ameliyatı
Kıl dönmesi Absesi
Şekil 2. Kıl dönmesi Absesi
Flep Ameliyatı
Şekil 7 Flep Ameliyatı
Ameliyat bölgesinin lokal anestezi ile uyuşturulması
Şekil 8. Ameliyat bölgesinin lokal anestezi ile uyuşturulması
Lazer ameliyatı
Şekil 9; Lazer ameliyatı